Okul Müdürümüzden

   Okullarımızda eğitim, öğrenmenin en verimli yeri ve zamanı olan ÖNOKUL’ da başlar ve okul öncesi eğitime özel önem verilir. Çünkü kişilik ve karakter daha çok 0-6 yaş arasında şekillenmeye başlar. Aynı zamanda düzen ve disiplin anlayışı, sorumluluk, paylaşma, öz güven ve öz denetim duyguları bu yaş aralığında kalıcı ve belirleyici olmaya başlamaktadır. Bu nedenle çocuklarımız bir yandan uzman öğretmenler tarafından yetiştirilmekte, bir yandan da okul rehberlik servisi ve sağlık ekibi tarafından tüm zihinsel ve bedensel gelişimleri yakından izlenmektedir. Olumlu ya da olumsuz bulguların derhal velilerle paylaşılması suretiyle, gerekli önlemler süratle alınmaktadır. “Ölçülemeyen bir şey değiştirilemez” düşüncesiyle yola çıkarak, rehberlik servisimizce uygulanan çeşitli testler, anketler ve problem tarama envanterleri ile öğrencilerimizin yalnızca bedensel gelişimi değil tüm zihinsel ve ruhsal gelişimi de değişik ölçümlerle yakından izlenir.

   Okuldaki başarı kadar hayattaki başarı da önemsenir ve onların sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmeleri için özel gayret gösterilerek, planlı ve programlı olmaları konusunda teşvik edilirler. Okullarımızda disiplin şiddete değil sevgiye ve saygıya dayalıdır. Çünkü eğitim çocuğa duyulan saygı ile başlar. İnsan sevmediği ve saygı duymadığı kişilere bir şey öğretemez. Öğrenci de yine sevmediği ve saygı duymadığı bir kişiden öğrenmekten zevk almaz. Eğer öğretmen öğrencisine değer vermezse, öğrenci de ona ve öğrettiklerine değer vermez. Ancak disiplinin olmadığı yerde eğitim-öğretimin iyi ve başarılı olmayacağı da asla gözden uzak tutulmaz.

   Çocuklarımızın küçük hataları büyütülmez, hatta yaparak ve yaşayarak öğrenmenin gereği olan hata yapmalarına göz bile yumulur. Çünkü küçük hatalar büyük hataların sigortasıdır diye düşünülür. Hiç hata yapmasına fırsat verilmeyen çocuklar büyüyünce telafisi imkânsız büyük hatalar yapabilirler. Duygu ve düşüncelerini her zeminde savunmalarına ve dile getirmelerine olanak verilir, bu doğrultuda özel çalışmalar yapılır. Eleştiri yapılırken kişilikleri ve duyguları değil davranışları sorgulanır. Onların yerine en iyi ve en doğru olanlar, öğretmenler tarafından seçilmez. Kendi seçimlerini kendilerinin yapması istenir. Doğruyu seçtiklerinde övülüp takdir edilirler. Çünkü her çocuk farklı ve özeldir. Ev ödevleri araştırmaya, geliştirmeye, pekiştirmeye, düşündürmeye ve fark ettirmeye yöneliktir. Asla baştan savıcı, iş olsun diye verilmiş sıkıcı, bıktırıcı, okuldan ve öğrenmeden soğutucu değildir. Kısaca, öğrencinin yolunu kendisinin bulması ve kendi ayakları üzerinde durması sağlanır.

   Bütün bunlar için daha okula adımınızı attığınız ilk andan itibaren kaliteyle ve işini hakkıyla yapan insanların kendine güveni ve güler yüzü ile karşılanır, böyle bir okulda öğrenci ve veli olmanın mutluluğunu yaşarsınız.

Artık burası o andan itibaren sizin okulunuzdur.

Okulumuz, okulunuza hoş geldiniz.

Nejat Uçak

Başa dön
BURSLULUK SINAVI
KAYDOL